1998 den bu yana birlikteyiz. Yaşamın tadını bir olta ipinin peşinde arayanların dünyasına hoş geldiniz

TURNA AVI
Turnayı Tanıyalım:
Dünyanın kuzey yarıküresine yaygın olarak bulunduklarından Amerika'da NORTHERNPİKE ''Kuzey Turnası'' adını almışlardır Bilimsel olarak sistematikte şu şekilde yer alır

Class(Sınıf): Osteichthyes
Class(Altsınıf): Actinopterygii
Infraclass(İçsınıf): Teleostei
Division(Bölüm): Euteleostei
Superorder(Süperordo): Protacanthopterygii
Order(Ordo): Salmoniformes
Suborder(Altordo): Esocoidei
Family(Familya): Esocidae
Species(Tür): Esox lucius

Turna’’ yada ülkemizdeki bir kısım yöredeki diğer bir adıyla ‘’dişli balık’’ avı oldukça heyecanlı ve zevklidir. Ülkemiz sularında bildiğim 2 türü yaşamaktadır. bunlardan ilki üstte gördüğünüz kuzey turnası olarakta adlandırılan northern pike (Esox Lucieus) benekli turnadır. 20-120 cm arasında oltaya gelir. Dünyada Olta ile yakalanan en iri balık yaklasık 36.24 kg gelmiştir. Yabancı kaynaklarda pike, great northern pike, jack, pickerel adlarıyla da anılmaktadır. Diğeri sağdaki resimde gördüğünüz çizgili turna olarak adlandırılan bir ara sadece Kesikköprüde gördüğüm (Esox Masquinongy) dir. Bu türün Amerikalı meraklıları tarafından göle aşılandığını düşünmekteyim. Ancak bu tür Kesikköprü de daha sonra kaybolmuştur. Yabancı kaynaklarda muskie ,musky, maskinonge, leopard muskellunge adlarıyla geçen bu türün Amerika dışında nadiren yaşadığı bildirilmektedir. Muskie açık renkli kirli beyaz zemin üzerine koyu siyah yada yeşil çizgiler içerir bu tür 150 cm kadar büyüyebilir.. Bir de bu iki cinsin melezi olan çesitler vardır. Burada anne çizgili turna baba ise benekli turnadır. Melez turnalarda desenler çok belirgin değildir . Boy ve cüsse olarak daha küçüktürler. Melez olan cinsine Kaplan turna (tiger muskie denir). Her ne cins olursa olsun av yöntemleri değişmez Ayrıca ülkemizde hepsine birden turna denilmektedir. Resimlere dikkatlice bakarsanız benekli turnanın ağzı çizgiliye göre daha büyük ve bariz olarak daha koyu renktedir: Ayırıcı özellik ise turnaların desenlerinde ve turnanın alt çenesinde bulunan radar gibi görev yapan duyu delikleriyle yapılır.Benekli turnada alt yarım çenede çenede 4-6 arası, çizgili turnada ise 6-9 duyu deliği vardır. sağdaki resimde duyu deliklerinin yeri görülmektedir

Turnaların göz çukurları kafatasının üst yan kısımlarında yer alır. Bu şekilde baş üst seviyesinden daha yukarıda olan avını altta sessizce beklerken görme şansına sahip olur. Fuziform yani torpido şeklinde ince uzun bir görünümleri vardır. Kafaları ördek gagası şeklinde olup köpek balığınınkine benzer içe dönük oldukça sivri dişleri vardır. Bu dişler avcının en çok dikkat etmesi gereken kısımlardır. Balığı yakalayınca kesinlikle ağız içine el sokmamak gerekir. Çok ciddi kanamalara neden olabilir.bu nedenle ya ensesinden kavrayıp göz çukuruna iki parmakla baskı yapılarak yada en iyisi eldivenle turmaktır.
Su ısısı: Turnalar için 30 derece üzeri su sıcaklığı öldürücüdür. Bu dönemlerde derinlere çekilirler. İdeal su sıcaklığı 19-25 derece arsındadır.
Tuzluluk: Turnalar Crossman adlı araştırıcının belirttiğine göre Baltık denizini kullanarak bu denize akan yakın dere ağızlarına geçebilmektedirler.
Ülkemizdeki Turnanın orjini: Türkiye ayağını: Michael Buttler adlı Kanadalı araştırmacıyla birlikte yaptığımız turnanın genetik orjini konulu araştırmanın sonuçlarına göre Ülkemizdeki Sakarya ve Kızılırmak nehirleriyle, Ankara civarındaki göllerde, Denizli Işıklı barajı ve Afyon Eberdeki turnaların birbirlleriyle akraba olmaları ihtimali dünyadaki diğer turnalarla akraba olma ihtimallerinden oldukça  yüksek. Yani Tuna Anadolu yerli türlerinden bir balık. Ancak bunun insanımız eliyle göller yada barajlara aşılanması söz konusu. Özellikle en yüksek kar marjı turna malzemelerinde olduğu için  bazı av bayilerinin turnayı başka başka göllere aşılayarak ekolojik dengeyi bozduklarını biliyoruz.
Suyun oksijenlenmesi ve pH: turna için 3mg DO/L  oksijen yeterli. pH: turna 6-8.6 pH dereceleri arası suları sever.
Üreme: Buzların erimesinin hemen ardından olur. İklim şartlarına göre çiftleşme süresi birkaç günden 1 aya kadar sürebilir. Ülkemizde bu süre şubat sonu ile nisanın başı arasında değişmektedir. Dünyada da küzey yarı küredeki aynı enlemlerde bulunan ülkelerde durum farklı değildir. Amerika ve Kanada da bu süre mart -mayıs arası verilmektedir. 1958 yılında yapılan bir araştırmada radyo vericisi takılan turnaların çiftleşmek için 25 mil kadar yok kat ettikleri görülmüştür. Çiftleşme genellikle öğleden sonra gerçekleşmektedir. Yumurtalarını taze kar suyunun geldiği dere ağızlarına , saz diplerine otluk düzlük alanlara bırakma eğilimindedirler. Bu durumu fark eden bazı bilinçsiz insanlarca özellikle bu dönemde kıyıdan zıpkınla, tüfekle serpmeyle hatta kazma ve dirgenlerle bile maalesef yok edilmektedirler. Yumurtalarını 2-6 derece arası ısıda bırakmaya başlarlar ideal yumurtlama ısısı 8-18 derece arasındadır. Yumurta bırakma oranı şu şekilde hesap edilir Franklin ve Smith'e adlı araştırıcıların geliştirdiği formüle göre Y=4401x4L-66,245 Bu denkleme Y=yumurta sayısı L=balığın boyu olarak hesaplanır. Döllenmiş yumurtadan yavru 2 haftada çıkar. Turnalar bizim yer aldığımız enlemde iki yaşında seksüel olgunluğa erişmektedirler. Alaska gibi soğuk yerlerde da bu yaş 4-5 olarak bildirilmektedir buralarda yumurta dökme süresi de mayısın sonları ile haziran başını bulmaktadır. Bu nedenle hava koşullarının sert geçtiği yıllarda avın neslini devam ettirebilmesi için nisan ayının ortalarını beklemek av ahlakına daha uygun bir davranış biçimi olacaktır. Avcılık ta avın en az 1 kere döl vermesinden sonra avlanılması prensibi vardır. Bu nedenle bizim av sirkülerlerindeki turna avlanma boyutunun 40 cm olması ve %5 oranında küçük boylara müsade gösterilmesi son derece isabetli bir seçimdir Alttaki tabloda görüleceği gibi 2 yaşındaki bir turna da 35-36 cm boya tekabül etmektedir
Beslenme ve yaşam biçimi: Yumurtadan yeni çıkan bir yavrular önce plankton denilen çok küçük canlılarla beslenirler. 1 ay kadar sonra dişlerin gelişmeye başlamasıyla yırtıcı özellik kazanırlar. Dünyada kabul edilen görüşe göre turnalar kendi vucut uzunluklarının 2/3 çü kadar ve daha küçük boyuttaki diğer balıklara ve su canlıları ile beslenirler. En iyi besin kaynakları küçük karideslerdir. Aynı zamanda turnalar leş yiyici olarak ta görülmektedirler. Nisbeten ılık ve yavaş akışlı suları sever. Genellikle popülasyonun kontrolü için barajlara salınırlar. Tatlısu içindeki yırtıcılardan biridir. Kimi zaman haksız bir şekilde canavar balık şeklinde lanse edilir. Suda hareket eden kendinden küçük her türlü canlıya, ördeklere kuşlara saldırdığı şeklinde söylentiler bile çıkarılır. Bu durum ancak bir turnanın o kuştan 3 kat daha büyük olması durumunda olabilir. Turnanın midesinden kuş tüyleri çıktığını zaman zaman görülmektedir. Ancak bunun turnanın kuşlara da saldırdığı anlamına çekilmemesi gerekir, Bu olay olsa olsa ölüp dibe batmiş yada avcılar tarafından vurulup yaralanmış ve atipik titreşimler çıkaran bir kuş yada yavrusunun bir turna tarafından yenmiş olabileceğini şeklinde algılanmalıdır ama herkesin birilerinden duyduğu böyle bir hikaye yada günümüzdeki tabiriyla balık efsanesi vardır. Bu nedenle adına en çok efsane uydurulan balık olma rekorunu elinde bulundurur .Aslında doğadaki diğer tüm yırtıcılar gibi sadece aç olduğunda avlanır. Zevkine öldürmez. Av olarak diğer doğal yaşam zincirindeki yırtıcılar gibi hastalıklı zayıf yaralı yada başka nedenlerle hareketsiz kalmış yada güçsüz yemlere saldırır. Böylece hem popülasyon kontrol edilir hem de doğal yem florasının hayatta kalan sağlıklı seçkin örneklerden üremesi sağlanmış olunur. Balığın yaşam şartları merak konusu olunca Amerikan Sportif balık avcılığı komitesince çalışmalar yaptırılmıştır.
Radyo vericileri çalışmaları sonucu turna kıyıdan gerek yaz gerekse kış aylarında kıyıdan en çok 300 metre civarında bir mesafede durmaktadırlar. Sanılanın aksine kışın yaza göre daha çok yer değiştirmektedirler. Ve bir önceki güne göre 200 metre yer değiştirmektedirler. Yani diğer bir deyişle turna bir günde sadece 200 metre mesafede bir uzaklığa gitmektedir. Bütün çalışmalar turnanın en fazla 4-5 metre derinliklere gittiğini daha doğrusu bu derinlikteki suları sevdiğini göstermektedir. Gündüz ışığında avlanırlar gece çok nadir yeme gelirler. Çok güneşli havalarda daha derine inerler. Sıcağı sevmezler. 30 derece üzeri su sıcaklığına dayanamazlar. Hava bulutlu yada kapalıysa yüzeye daha yakın olurlar. Çok nemli havalarda ve aşırı sıcaklarda bir ot kümesi gölgesine saklanırlar kolay kolay hareket etmezler. Bu komite tafından yapılan Tanana ,Tolovana ve Minto çalışmaları göstermiştirki kış ve erken bahar aylarında turnalar oksijeni az durgun su ve göl derinlikleri yerine oksijenden nisbeten daha zengin nehir yataklarına yönelmişlerdir. Buzların erimeye başlamasıyla göllerdeki üreme alanlarına geri dönmektedirler.
Turna yırtıcı balıklar arasında metabolizması en hızlı olanlarından biridir. Bunu 8 silindirli benzinli bir motora benzetebiliriz. Boyunun 1/3 oranındaki bir balığı yaklaşık 20 dakikada sindirir. Bu nedenle eğer çok hareket ederse çok sık beslenmeye ihtiyaç duyar eğer avlanamazsa güçsüz düşüp daha büyük balıklara yem olacağından avı yakalaması kesin olmadan ava saldırmaz. Turna avındaki balıkçı başarısının yüksek olması bu nedenledir.
Boyut: Doğduğu baharın yaz sonunda 10 cm kadar bir boya ulaşır.1 yaşında 23 cm iki yaşında da 36 cm boya ulaşır. Dişiler erkeklere göre seksüel olgunluğa eriştikten sonra daha hızlı büyür ve daha çok beslenirler. Özellikle kışa girerken yoğun yumurta oranını sağlayabilmek amacıyla çok iyi beslenmeleri gerekir. Bu nedenle sonbahardaki avlarda erkekten çok dişi balık yakalanır. Bu aynı zamanda dişiye aynı yaştaki bir erkeğe göre daha büyük bir boy sağlar erkekler genellikle 80 cm den daha fazla büyümezler. Dişiler bu boya 7-8 yılda gelirken erkekler 14-15 yaşında anca gelirler Turnaların dişi erişkinleri normal yaşam zincirinde 1 metreyi aşar ve 20 kg geçen bir çok turna rapor edilmiştir. Yaş ile birlikte turnanın yumurta iriliği ve sayısında önemli bir artış olur. Bir dişi turna balığı için en ideal yavru yaşı 7-12 yaş arasıdır. Bu nedenle 80-110 cm arasındaki dişi turnaların salıverilmesi prensibi yaygınlaşmıştır. 120 cm üzeri olanların zaten doğal ömrü dolmak üzere olduğundan istenirse yemek için alıkonabilir. Yine yabancı kaynaklara göre en lezzetli oldukları boylar ise 40-60 cm arası olanlardır. Bana görede öyle, bu fikre katılıyorum
En çok yakalanan turnalar 750 gr ila 4-5 kg arası olanlarıdır.
Rekor: Amerika rekoru 1940 da New York'da kırılmış ve olta ile yakalanan en iri boy 20 kilo 163 gram olarak rapor edilmiştir. Avrupa da ise 40kg üzerinde pek çok rapor vardır. Ancak Olta ile yakalanan en iri balık yaklaşık 36.24 kg gelmiştir. Diğerleri olta ile yakalanıp yakalanmadığı tescil edilmediğinden rekor olarak kaydedilmemiştir
Yaş: Turnaların yaşını saptamak oldukça zordur. Werner adlı araştırıcıya göre tespit edebildikleri en yaşlı turna 24 yaşındadır. Yaş tayini pullar üzerindeki yaş halkaları sayılarak yapılmaktadır.
Turnaların yaşını pratik olarak saptamak için yapılan tablolardan yararlanılır. En kapsamlı çalışma Kanada'da yapılmış ve tablodaki sonuçlar elde edilmiştir.
 .

yaş

Örnek sayısı

Ortalama boy(cm)

Ortalama kilo (kg)

1

7

23

0,150

2

49

36

0,545

3

158

44

0,935

4

253

52

1,265

5

265

58

1,900

6

170

66

2,575

7

108

72

4,3

8

40

80

5,2

9

35

86

6

10

11

90

7,2

11

13

97

8,5

12

7

106

10



Turna balığıgiller kötü beslenme koşullarında 30-35 cm arası bir boyda 10-12 sene yaşayabilirler. Ama büyük göl ve akarsularda iyi beslenme koşullarında ortalama ömürleri 20 yıldır ve bu koşullarda başlangıçta hızlı daha sonra daha yavaş büyürler ve boydan çok hacim büyümesi olur
Turna üretimi: Üretim için doğal ortamdan yumurtaları olgunlaşmış turnalar mart ayı içinde sadece pinter ağlarıyla yakalanır ve havuza konulur yumurtalar doğal ortamda olgunlaşmadıysa bu ortamda asla yumurtlamazlar. Bunu anlamak için hafifçe karnına dokunulur. Yumurta olgunlaştıysa tesbih tanesi gibi dökülecektir. Eğer 10 günlük sürede yumurta yada sperm sağılamıyorsa balıklar daha fazla elde tutulmadan geri yaşadıkları suya iade edilmelidirler. Eğer yumurtalar sağılabiliyorsa temiz bir kabın içine sağılır ve üstüne hemen sperm sağılır. Hafifçe karıştırılır ve bundan sonra temiz su ilave edilerek 1-2 saat beklenip üreme havuzuna aşılanır. Yumurtalar spermle karıştırılmadan suyla temas ettirilmemelidir. 8-9 haftalıkken saldırganlık başlayacağından ya doğal ortamlara aktarılmalı yada ayrı ayrı beslenilmelidirler bu nedenle turna için kültür balıkçılığı yapmak neredeyse imkansızdır.
İlginç raporlar : 1981 yılında Amerikan balık komisyonu tarafından Kaliforniyadaki baraj ve göletlere popülasyonun kontrolü için bırakılmış ancak 1991 yılında bu bölgedeki Frenchman gölünde,Feather ırmağında ve Davis gölünde nükleer enerji üretimi kaynaklı başka bir proje nedeniyle bu göllerin suları santrallerin soğutmasında kullanılacağından muhtemel bir kontaminasyonu engellemek için göl balıklardan ve dolayısıyla turnadan arındırılmak istenmiş ve eyalet meclisi kararı ile 2 yıl boyunca her türlü yöntemle balık avı serbest bırakıldıktan sonra kimyasal olarak balıklar imha edilmiştir.1994 yılında yoğun kamu oyu baskısıyla nükleer enerji üretimi için bu yöreden vaz geçilmiş ve 1999 yılında Frenchman gölünde Feather ırmağında ve Davis gölünde tekrar turnalar rapor edilmiştir. Bu çalışmaların ortaya çıkardığı sonuca göre Turna kimyasal kirlenmeye ve kirliliğe karşı karşı  son derece dayanıklı bir balık türüdür. Ayrıca bir ortamı tuna ile balıklandırdıktan sonra orayı turnadan arındırmak çok zor olduğundan iyi niyetlerle bile olsa amatör avcıların bir barajı gönüllü turna balıklandırmasından sakınmaları gerekir.

Bu site amatör balık avcılığına adanmıştır. Yoğun bir emekle hazırlanan bu sitedeki bilgi ve belgelerin kaynak gösterilerek dahi izinsiz kullanımı yasaktır.
 
web tasarım : rastgele
© bizimolta.com  2004 tüm hakları saklıdır.